İddianamede KİPTAŞ A.Ş. Genel Müdürü Ali Kurt hakkında çeşitli suçlamalar yer aldı. Kurt’un, örgüt yöneticisi Ertan Yıldız’a bağlı hareket ettiği ve doğrudan örgüt lideri olarak nitelendirilen Ekrem İmamoğlu ile irtibat kurabildiği öne sürüldü. Ayrıca Kurt’un, örgüt yöneticisi Adem Soytekin’e yakın müteahhitlerden bir havuz oluşturduğu ve KİPTAŞ’ın işlerini kamu zararı oluşturacak şekilde bu kişilere verdiği iddia edildi. İddianamede, Kurt’un bu işlemler karşılığında kişisel zenginleşme sağladığı, rüşvet aldığı ve KİPTAŞ projelerinde kurduğu dolandırıcılık sistemiyle daireleri piyasa değerinin altında fiyatlandırarak örgüt üyelerinin yakınları üzerine geçirilmesini sağladığı savunuldu.
Ali Kurt savunmasında suçlamaları reddetti
Duruşmada savunma yapan KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu belirterek görev süresince hukuka uygun hareket ettiğini savundu. Kurt, KİPTAŞ’a göreve geldiğinde kurumun 1,2 milyar lira borcu bulunduğunu ve finansal olarak zor durumda olduğunu ifade ederek, bir yıl gibi kısa bir sürede borçların yapılandırıldığını belirtti. Değerinin altında satış yapıldığı iddialarına ilişkin ise ekspertiz raporları olmadan satış işleminin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, şirkette çok katmanlı bir denetim mekanizması bulunduğunu vurguladı.
Ali Kurt, telefon görüşmelerinin örgütsel faaliyet olarak nitelendirilmesine tepki göstererek, görev süresince siyasi parti farkı gözetmeksizin birçok isimle görüştüğünü, bu görüşmelerin örgütsel bir anlam taşımadığını ifade etti. Kendi adına kurulan kumpas iddialarını yineleyen Kurt, Türk Ticaret Kanunu’na uygun kurumsal faaliyetlerinin suç olarak gösterilmesini reddettiğini belirtti. Kaçma şüphesinin bulunmadığını, operasyon sürecinde dahi Türkiye’de olduğunu vurgulayan Kurt, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini söyledi.
İmamoğlu ve Kurt arasında diyalog
Duruşma esnasında Ekrem İmamoğlu, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’a, görev süresi boyunca herhangi bir kişi için projelerde indirimli daire alınması yönünde bir talimat verip vermediğini sordu. Kurt, bu soruya kesinlikle bir yönlendirme veya sevk olmadığını belirterek cevap verdi.