Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesinin kapısına kilit vuruldu

TMSF'nin el koyduğu Can Holding bünyesindeki İstanbul Bilgi Üniversitesi, kurucu vakfına kayyım atanması gerekçesiyle Cumhurbaşkanı kararıyla kapatıldı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan karar, Türkiye'nin köklü eğitim kurumlarından İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izninin kaldırılmasına hükmetti. Üniversitenin kapatılma gerekçesi, kurucu vakfına daha önce kayyım atanmış olması olarak belirtildi.

Yükseköğretim Kanunu'nun ilgili maddesine atıf yapılan kararda, "Kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izninin kaldırılmasına, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 11 inci maddesi gereğince karar verilmiştir" ifadeleri kullanıldı.

Üniversiteyi kapanışa götüren süreç nasıl işledi?

1996 yılında Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kurulan Bilgi Üniversitesi, 2019'da 90 milyon dolara Can Holding'e satılmıştı. Bu devir işlemi öncesinde üniversite, ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler ağının bir parçası olarak faaliyet gösteriyordu.

Eylül 2025'te ise her şey değişti. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, Can Holding'e yönelik "suç örgütü kurmak", "kaçakçılık", "dolandırıcılık" ve "kara para aklama" iddialarıyla kapsamlı bir soruşturma başlattı. Soruşturma neticesinde, aralarında Bilgi Üniversitesi'nin de bulunduğu 121 şirketin yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildi.

Kayyım atanmasının hemen ardından dönemin YÖK Başkanı Erol Özvar, üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceği yönünde bir açıklama yapmıştı. Öğrencilerin ve akademik kadronun geleceği ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin garantörlüğüne bırakılmıştı.

Soruşturma holding yöneticilerine uzandı

Holdinge yönelik operasyonlar kapsamında aralarında Mehmet Şakir Can ve Kemal Can gibi isimlerin de bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Holdingin Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can, 28 Eylül 2025'te "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "mal varlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek" suçlarından tutuklandı.

Soruşturma zamanla genişletildi ve İstanbul merkezli operasyonlarda gözaltına alınan şüpheli sayısı arttı. Aralarında üst düzey yöneticilerin de bulunduğu çok sayıda kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yaklaşık altı ay tutuklu kalan Kemal Can, 2 Nisan 2026 tarihinde dosyadaki delil durumu ve tutukluluk süresi gerekçe gösterilerek "konutu terk etmemek" şartıyla ev hapsi adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

İLGİLİ HABERLER