Anayasa Mahkemesi, adli kontrol sürecinde yasal sınırların aşılmasının ardından uygulanan tutuklama kararlarını hukuka aykırı buldu. Ankara'da yayımlanan Resmi Gazete kararına göre, azami süresi dolan bir tedbirin ihlali yeni bir tutuklama gerekçesi oluşturmuyor.
Yargıtay tahliye kararı verdi
V.K. isimli başvurucunun 2016 yılında başlayan yurt dışı çıkış yasağı süreci, 2023 yılında yedi yıllık yasal sınıra ulaştı. Bu tarihten sonra tedbire uymadığı iddiasıyla tutuklanan sanık, Yargıtay'ın bozma ilamı ile 2025 yılında serbest kaldı.
Başvurucu V.K., 2023 yılındaki itirazında yasal sürelerin dolduğunu vurguladı. Sanık savunmasında, "Hakkımdaki yurt dışı adli kontrol tedbirinin üç yıllık süresi 2019'da bitti. Bu tarihten sonra yeni bir karar alınmadığı gibi yasal yedi yıllık üst sınır da doldu. Bu koşullarda verilen tutuklama kararı yasal dayanaktan yoksundur" dedi.
AYM hak ihlali kararı aldı
Dosyayı inceleyen Yüksek Mahkeme, 2023 yılında tamamlanan yedi yıllık azami sürenin ardından yapılan işlemleri mercek altına aldı. Mahkeme heyeti, süresi biten bir uygulama üzerinden hürriyeti kısıtlayıcı kararlar verilmesinin anayasal güvencelerle çeliştiğini saptadı.
Alınan kararda, yasal temeli kalmayan bir adli kontrol uygulamasına dayanarak kişilerin tutuklanamayacağı vurgulandı. Karar, Resmi Gazete'nin dünkü sayısında gerekçeleriyle birlikte yayımlandı.