Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda'da etkili olan nadir Bundibugyo türündeki Ebola salgınını "uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu" olarak tanımladı. Cenevre'de toplanan Acil Durum Komitesi, virüsün resmi tespitten çok önce yayılmış olabileceği endişesiyle 600 şüpheli vaka ve 139 şüpheli ölüm bildirildiğini duyurdu.
Salgının haftalar, hatta aylar boyunca fark edilmeden yayılmış olması uzmanlardaki endişeyi derinleştiriyor. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, durumun aciliyeti nedeniyle uzmanlara danışmadan acil durum ilan ettiğini, bunun bir DSÖ başkanının tek başına attığı ilk adım olduğunu söyledi.
"Şu anda mutlak önceliğimiz, mevcut tüm bulaş zincirlerini belirlemek"
DSÖ uzmanları, salgının aslında birkaç ay önce başlamış olabileceğini değerlendiriyor. Yetkililer, kayıtlara geçen ilk şüpheli ölümün 20 Nisan'da yaşandığını, ancak bu olayın ardından bir cenaze töreni veya sağlık merkezinde "süper yayıcı" bir vakanın yaşanmış olabileceğinden şüpheleniyor.
Bu şüpheler, 5 Mayıs'ta sosyal medyadaki toplu ölüm paylaşımlarıyla güçlendi. Bunun üzerine 12 Mayıs'ta bölgeye gönderilen inceleme ekibinin aldığı 13 numuneden 8'inde Ebola virüsünün varlığı kesinleşti.
Belirtileri sıtma ile karıştırılıyor
DSÖ Genel Direktörü Tedros, salgınla mücadeleyi zorlaştıran en önemli faktörlerden birinin, hastalığın ilk belirtilerinin bölgede yaygın olan sıtma gibi hastalıklarla karıştırılması olduğunu vurguladı. Bu durumun, salgının haftalarca tespit edilemeden yayılmasına zemin hazırladığı belirtiliyor.
Silahlı çatışmaların yaşandığı yoğun nüfuslu bir bölgede ortaya çıkması da erken müdahaleyi güçleştiren bir diğer unsur oldu. Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin Ituri ve Kuzey Kivu vilayetlerinde 51 vaka doğrulanırken, salgın ülke sınırlarını da aştı.
Uganda, Kongo'dan gelen iki kişide Ebola tespit edildiğini ve başkent Kampala'daki hastalardan birinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Ayrıca Kongo'da görev yapan bir ABD vatandaşının testinin de pozitif çıktığı ve tedavi için Almanya'ya nakledildiği açıklandı.
DSÖ uzmanları, mevcut salgına neden olan Bundibugyo türü için onaylanmış bir aşı bulunmadığını açıkladı. Potansiyel iki aşı adayının değerlendirme aşamasında olduğu, ancak geliştirme ve klinik deneme süreçlerinin 3 ila 9 ay sürebileceği öngörülüyor.