DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, siyasetteki transfer süreçlerini ve ana muhalefetin mevcut durumunu sert sözlerle eleştirerek, ülkenin geleceğinin bu şekilde inşa edilemeyeceğini vurguladı.
Katıldığı bir televizyon programında gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulunan DEVA Partisi lideri Ali Babacan, siyasi arenadaki son gelişmeleri mercek altına aldı. Özellikle CHP’nin siyasi transferler konusundaki çifte standartlı tavrını eleştiren Babacan, muhalefetin kendi iç sorunlarına hapsolduğunu belirtti.
Siyasetin etik sınırları aşındı
Belediye başkanlarının parti değiştirmesi konusuna değinen Babacan, geçmişteki siyasi nezaket ve utanma duygusunun yerini rant odaklı bir anlayışa bıraktığını savundu. Babacan, "Siyasetçiler artık 'milletin yüzüne nasıl bakarım' diye düşünmüyor. Bu tür geçişlerin arkasında yatan mali ve rant odaklı motivasyonlar sorgulanmalı" ifadelerini kullandı.
Rozet takma krizinde çifte standart
CHP’nin transferler konusundaki tutumunu "tutarsız" olarak nitelendiren Babacan, şu çarpıcı çıkışı yaptı: "Aynı masada oturdukları İYİ Parti veya DEVA Partisi milletvekillerini kendi bünyelerine katarken hiçbir sorun görmeyenler, sıra kendilerinden bir isim ayrıldığında kıyameti koparıyor. İnsanları kendi partilerinden ayrıldıkları an 'en kötü' ilan etmek siyasi ahlakla bağdaşmaz."
İttifak ve adaylık mesajı
Cumhurbaşkanlığı adaylığı ve yeni ittifak arayışlarına da değinen Babacan, önceliklerinin somut bir ittifak yapısı kurmak olduğunu belirtti. Saadet Partisi ile olan yakınlaşmaya ve adaylık iddialarına değinen Babacan, "Biz seçim kazanmak için değil, ülkeyi yönetmek için bir araya geldik. Kendi iç sıkıntılarıyla boğuşan bir ana muhalefet yapısına bu ülkeyi bırakmak istemiyoruz" diyerek kararlılık mesajı verdi.
Mutlak butlan davası ve iktidar etkisi
CHP'ye yönelik açılan mutlak butlan davasını da yorumlayan Babacan, sürecin tamamen Cumhurbaşkanı'nın iradesine bağlı olduğunu öne sürdü. Babacan, "Cumhurbaşkanı neyi arzu ederse o gerçekleşiyor. Ana muhalefetin içindeki hareketliliği yakından takip ediyor ve bu süreci kendi stratejileri doğrultusunda yönetmek istiyor" değerlendirmesinde bulundu.