Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), mahkemenin Kemal Kılıçdaroğlu lehine verdiği kararın ardından polis ekiplerinin CHP Genel Merkezi'ne düzenlediği baskına sert bir dille tepki gösterdi. Partiden yapılan açıklamada, ana muhalefet partisine yönelik müdahalenin demokratik siyaseti yaraladığı vurgulandı.
Süreç, Kılıçdaroğlu'nun avukatının Emniyet'e yaptığı başvuruyla başladı. Başvurunun ardından genel merkez binasını ablukaya alan polis, demir kapıyı kırarak içeri girdi. Ekipler, bu esnada direniş gösteren partililere biber gazı ve plastik mermiyle müdahale etti.
DEM Parti, yaşananların ardından yaptığı ilk açıklamada polis şiddetini kınadı. Açıklamada, "Valilik kararıyla polisin CHP Genel Merkezine zorla girerek parti yöneticilerini, milletvekillerini ve yurttaşları tahliye etmesini kabul etmiyoruz" denilerek müdahalenin hukuk dışı olduğu belirtildi.
"Zorla, kapı kırmalarla, gazla siyasi bir mesele çözülemez"
Partinin ilk tepkisinin ardından Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan imzasıyla daha kapsamlı bir metin yayımlandı. Açıklamada, parti binalarının müzakere ve uzlaşı mekanları olduğu hatırlatılarak, siyasi bir krizin kaba kuvvetle aşılamayacağının altı çizildi.
CHP'nin yüz yıllık birikimiyle bu krizi aşacak güce sahip olduğu belirtilen metinde, taraflara sağduyu ve diyalog çağrısı yapıldı. Açıklamada, "Ana muhalefet partisinde yaşanan her sarsıntı Türkiye’nin siyasal düzenini doğrudan etkiler" tespiti dikkat çekti.
"Üzerimize düşen her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazırız"
DEM Parti Eş Genel Başkanları, krizin suhuletle çözüme kavuşturulması için ısrarcı olduklarını belirtti. Açıklamada, bu süreçte arabuluculuk rolü üstlenebileceklerinin sinyali verilerek, "üzerimize düşen her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazırız" ifadesi kullanıldı.
Tüm siyasi aktörlerin demokratik iradeye ve müzakere geleneğine sahip çıkması gerektiği vurgulanan metin, "Bu demokratik olgunluğun sergileneceğine inanıyoruz" cümlesiyle son buldu.