Axios haber sitesinin bildirdiğine göre, Trump'ın İran'a yönelik Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için belirlediği sürenin sona ermesine saatler kala, sosyal medya platformu Truth Social’da "Bu gece bütün bir medeniyet sona erecek ve bir daha geri gelmeyecek" şeklindeki paylaşımı üzerine, Anayasa’nın 25. maddesinin devreye sokulması talep ediliyor.
25. Maddede Neler Yer Alıyor?
Kongre'deki klasik azil sürecinin yanı sıra, başkanın görevden alınmasının daha çabuk bir yolu olarak ABD Anayasası’nın 25. maddesi öne çıkmaktadır. Bu maddenin dördüncü fıkrası, başkanın görevini yerine getiremeyecek bir durumda olduğu tespit edilirse, görevden alınma sürecini başlatmayı mümkün kılıyor. 25. maddenin uygulanabilmesi için bazı şartlar gereklidir ve bunlar, başkanın sağlık durumu veya zihinsel yeterlilik gibi unsurları içermektedir. Ancak bu hüküm, geçmişte hiç uygulanmadığı için, günümüzde bu maddenin işleyişinin nasıl olacağı konusunda pek çok belirsizlik mevcut.
Uygulama Sürecindeki Zorluklar
Mevcut koşullarda Anayasa'nın 25. maddesinin devreye alınması oldukça zor görünmektedir. Bu maddenin uygulanabilmesi için, Başkan Yardımcısı JD Vance'la birlikte kabinenin çoğunluğunun yazılı bir şekilde, başkanın işlevlerini yerine getiremediğine dair bildirimde bulunması gerekmektedir. Ancak bu tür bir bildirimin yapılabilmesi için, söz konusu kabine üyelerinin tamamen fikir birliği içinde olması şarttır; aksi takdirde süreç olumsuz bir yönde ilerleyebilir. Bu durum, Başkan Trump'ın muhalefetiyle birleştiğinde, 25. maddenin uygulanabilirliğini daha karmaşık hale geliyor.
Trump’ın İtiraz Süreci ve Kongre'nin Rolü
Başkan Trump, böyle bir girişime karşı çıkma hakkına sahiptir. Ancak teorik olarak, başkan yardımcısı ve kabine üyeleri bu itirazı geçersiz kılabilme yetkisine sahiptir. Dolayısıyla, eğer bir itiraz süreci yaşanırsa, nihai karar Kongre’ye bırakılacaktır. Bu aşamadan sonra, Kongre’nin 21 gün içinde oylama yapması gerekecektir. Bu süre zarfında başkanlık görevini geçici olarak başkan yardımcısı üstlenecek.