Zonguldak
Kapalı
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Press67NET KARABÜK KBÜ raporu: yatay mimariyle Türkiye’nin konut ihtiyacı yüzölçümünün yüzde 1’inde karşılanabilir

KBÜ raporu: yatay mimariyle Türkiye’nin konut ihtiyacı yüzölçümünün yüzde 1’inde karşılanabilir

Karabük Üniversitesi bünyesindeki KAPGEM tarafından yayımlanan politika raporunda, yatay mimari anlayışıyla hem depreme dayanıklı hem de insani kentlerin inşa edilebileceği, Türkiye’nin konut ihtiyacının ise ülke yüzölçümünün yaklaşık yüzde 1’lik alanında karşılanabileceği ortaya konuldu.

KBÜ raporu: yatay mimariyle Türkiye’nin konut ihtiyacı yüzölçümünün yüzde 1’inde karşılanabilir

Karabük Üniversitesi Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi’nin (KAPGEM) yayımladığı 9. Politika Raporu, Safranbolu Kampüsü Taş Bina’da düzenlenen toplantıyla kamuoyuna tanıtıldı. “Yatay Mimari Politika Raporu” başlığıyla hazırlanan çalışmanın tanıtım toplantısına KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, rektör yardımcıları Prof. Dr. Elif Çepni, Prof. Dr. Hasan Solmaz ve Prof. Dr. İsmail Karaş’ın yanı sıra akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.

Toplantıda konuşan Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, üniversite bünyesinde politika üretimi ile sosyal inovasyonu bir araya getiren bütüncül bir yapı kurduklarını belirtti. Kırışık, “Bir ekosistem kurmaya çalışıyoruz. Ekosistemimizin birinci ana parçası Sosyalfest idi. İkinci ana parçası KAPGEM idi. Şimdi üçüncü parçasını kuruyoruz. O da Sosyal İnovasyon Merkezi” dedi. Sosyal İnovasyon Merkezinin kuruluş kararının alındığını aktaran Kırışık, bu yapı sayesinde üniversitede geliştirilen projelerin ve politika raporlarının sahaya yansıtılmasının hedeflendiğini söyledi.

Yatay mimariyi rakamsal verilerle ele aldıklarını vurgulayan Kırışık, Türkiye’nin konut ihtiyacına ilişkin yaptıkları hesaplamaya dikkat çekti. Kırışık, “Her üç kişiye 300 metrekarelik bir alan versek, yani 200 metrekare bahçe ve 100 metrekare konut olacak şekilde düşündüğümüzde, Türkiye’nin tamamına yaydığımızda bu yerleşimin Muş ili kadar bir alan kapladığını hesapladık. Bu da Türkiye yüzölçümünün yaklaşık yüzde 1,1’i” ifadelerini kullandı.

Dikey yapılaşmanın sosyal etkilerine de değinen Kırışık, özellikle çocuklar üzerindeki olumsuz sonuçlara dikkat çekerek, “Şu anda çocuklarımız apartmanda; ‘kızım, oğlum yapma, hoplama, zıplama’ denilerek büyüyor. Enerjisini atamıyor, koşamıyor, temiz havayla buluşamıyor” dedi. Kırışık, yatay mimarinin daha sağlıklı ve insani bir yaşam ortamı sunduğunu vurguladı.

Yatay mimarinin dünyada bir gelişmişlik göstergesi olarak değerlendirildiğini belirten Kırışık, bu yaklaşımın mahalle kültürünü güçlendirdiğini ve üretkenliği artırdığını ifade etti. Kırışık, “İnsanımızı insanca yaşayabileceği, çevresiyle sağlıklı ilişkiler kurabileceği bir mimariye kavuşturmak arzusundayız” diye konuştu.

Raporda ele alınan yaklaşımın devlet politikalarıyla da örtüştüğünü dile getiren Kırışık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yatay mimariye yönelik çağrılarını hatırlatarak, KAPGEM tarafından hazırlanan raporun bu sürece katkı sunmayı amaçladığını kaydetti.

Toplantıda raporun akademik çerçevesine ilişkin sunumu ise KAPGEM Kentleşme Politikaları Masası Başkanı Prof. Dr. Hatice Selma Çelikyay yaptı. Çelikyay, raporun geniş bir veri seti ve analizle hazırlandığını belirterek, Türkiye’de özellikle büyükşehirlerde yaşam alanlarının giderek daraldığını ve nüfusun belirli bölgelerde yoğunlaştığını söyledi.

Çelikyay, TÜİK verilerine göre Türkiye nüfusunun yüzde 67,9’unun “yoğun kent” olarak tanımlanan alanlarda yaşadığını, bu alanların ise ülke yüzölçümünün yalnızca yüzde 1,6’sını oluşturduğunu ifade etti. 2022 yılı itibarıyla bu bölgelerde yaklaşık 58 milyon kişinin yaşadığını belirten Çelikyay, bu tablonun dengeli ve planlı kentleşme ihtiyacını açıkça ortaya koyduğunu vurguladı. Çelikyay, yatay mimarinin yalnızca bir konut tercihi değil, aynı zamanda depreme dayanıklı, güvenli ve dirençli kentler oluşturmak açısından stratejik bir kent politikası hedefi olduğunu dile getirdi.

Sunumda ayrıca OECD verilerine de yer verildi. Buna göre, müstakil bahçeli konut oranlarının Yeni Zelanda’da yüzde 83, Avustralya’da yüzde 70, Japonya’da yüzde 60, ABD’de yüzde 54 ve Kanada’da yüzde 52 seviyelerinde olduğu aktarılarak, dünyada yatay mimariye yönelik eğilimin giderek arttığına dikkat çekildi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız