Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın koordinasyonunda çalışan ekip, hem mevcut hükümet sistemi hem de Türkiye’nin geçmişte uyguladığı tüm yönetim modelleri üzerinde kapsamlı bir inceleme yürütüyor.
Tarihsel tüm anayasa metinleri masada
Komisyonun bugüne kadarki çalışmaları, 1921, 1924, 1961 ve 1982 anayasalarının karşılaştırılmasıyla başladı. Başkanlık, yarı başkanlık ve parlamenter sistem modelleri üzerine yapılan 10’dan fazla toplantıda, modellerin:
-
siyasal istikrara katkısı,
-
yasama–yürütme dengesi,
-
kriz dönemlerindeki dayanıklılığı,
-
ülke yönetimine etkileri,
-
yürütme ile halk arasındaki bağları tek tek değerlendirildi.
İktidara yakın kaynaklara göre komisyon, önümüzdeki dönemde çalışmalarını daha da yoğunlaştıracak ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ayrıntılı bir sunum yapacak. Bu aşamanın ardından geniş kapsamlı bir toplumsal istişare süreci başlatılması planlanıyor.
Meclis’te hedef: 360 oya ulaşmak
Yeni anayasanın referanduma gidebilmesi için en az 360 milletvekilinin “evet” oyu gerekiyor. Cumhur İttifakı’nın mevcut sandalye sayısı 323 olduğundan, AK Parti’nin farklı siyasi partilerden 37 milletvekilinin desteğine ihtiyacı var.
Parti içinde hâkim görüş, teklifin Meclis’ten 400’ü aşkın oyla geçmesi durumunda bile referandumdan vazgeçilmemesi yönünde. Kulislerde bu tercih, sürece “toplumsal meşruiyet kazandırmak” gerekçesiyle açıklanıyor.
AK Parti’nin stratejisi ne?
Parti kulisleri üç noktaya işaret ediyor:
-
En geniş uzlaşıyı oluşturmak
AK Parti, sadece Cumhur İttifakı’yla değil, muhalefet partileriyle de temaslarını artırmayı planlıyor. -
Taslağı toplumun tüm kesimlerine açmak
Sunum sonrası akademisyenler, STK’lar ve meslek örgütleriyle görüşmeler yapılacak. -
Referandumu sürecin doğal parçası haline getirmek
Parti içi değerlendirmelere göre, halk oylaması yeni anayasanın en güçlü “meşruiyet kaynağı” olarak görülüyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: