Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 21 Ağustos’tan bu yana kayıp olan Narin’in cansız bedeni, dün dere yatağında bulundu. Pulat, "Narin’imizi kaybetmenin acısı tarifsiz! Genç bir hayatı vahşice söndürdüler, umutlarını ve geleceğini çaldılar. Masum yavrumuz acımasızca katledildi," ifadelerini kullandı.
Narin'in okula gitmesi, sokakta özgürce oynaması gereken yaşta olduğunu belirten Pulat, "Bugün Narin, bir avuç toprağa mahkûm edildi. Hayattan zalimce koparıldı," diyerek, acılarını ve öfkelerini dile getirdi.
"Bu Cinayeti İşleyen Herkes Sorumludur"
Pulat, bu insanlık dışı suçun faillerinin en ağır cezayı alması gerektiğini vurgularken, cinayete göz yuman, susan ve görmezden gelen herkesin sorumlu olduğunu belirtti. "Bu insanlık dışı suçu işleyenler derhal hesap vermeli, adalet yerini bulmalı. Narin’lerimizin güvenle yaşayacağı bir ülke için mücadelemizi sürdüreceğiz," dedi.
CHP Zonguldak Kadın Kolları İl Örgütü olarak bu olayın sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirten Pulat, "Işıklar içinde huzurla uyu minik yavrumuz, yattığın yer incitmesin," diyerek mesajını tamamladı.
"Kadına Şiddet: Toplumsal Bir Yara"
Kadına yönelik şiddetin sadece bireysel değil, toplumsal bir sorun olduğunu vurgulayan Pulat, bu şiddetin kadınların yaşam hakkını tehdit ettiğini ve insan hakları ihlali olduğunu belirtti. Kadına yönelik şiddet, kadınların fiziksel, cinsel veya psikolojik acı çekmelerine yol açan her türlü eylem olarak tanımlandı ve bu sorunun önlenmesi için toplumsal farkındalığın artırılması gerektiği vurgulandı.
"Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet ve Cinayetler Artıyor"
Her gün en az 3-4 kadının katledildiğini belirten Pulat, Türkiye’de kadın cinayetlerinin katliam boyutuna ulaştığını ifade etti. Kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasıyla toplumun vicdanının derinden yaralandığını belirten Pulat, bu konuda farkındalık yaratmanın hayati önem taşıdığını söyledi.
Kadınların Mücadelesi ve Toplumsal Dayanışma
Şiddete maruz kalan kadınların yalnız olmadığını ve toplumsal dayanışmanın önemini vurgulayan Pulat, kadınları korumanın sadece yasalarla değil, toplumun tüm kesimlerinin bilinçlenmesi ve dayanışmasıyla mümkün olacağını ifade etti.
Pulat, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin ve 6284 sayılı yasanın yetersiz uygulanmasının kadın cinayetlerini artırdığını belirtti. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için gerekli adımların atılmamasının insanlık suçu olduğunu söyleyen Pulat, "Bizler bu suça ortak olmamak için mücadele ediyoruz," dedi.
Şiddete Karşı Mücadele Sürüyor
Pulat, kadına yönelik her türlü şiddetin karşısında duracaklarını ve kadın katliamlarına karşı susmayacaklarını belirtti. Sessiz kalmanın şiddeti onaylamak anlamına geldiğini vurgulayan Pulat, "Kadınların sesi olacağız ve kadın katliamının önüne geçmek için el ele mücadelemize devam edeceğiz," diyerek kararlılıklarını ifade etti.
Yorumlar
Kalan Karakter: