Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Armutçuk Müessesesi’nde çalışan madenciler, ekmek paralarını kazanmak için yerin yüzlerce metre altına indi. Kimileri yeni doğan çocuğuna bir gelecek kurma hayaliyle, kimileri borçlarını ödeyip ailesine rahat bir yaşam sunma umuduyla… Ancak o gün, madenciler için sıradan bir vardiya olmayacaktı.

Yerin 600 metre altında bir patlama sesi duyuldu. Grizu, bir kez daha karanlığı aydınlattı ama bu aydınlık, bir felaketin habercisiydi. 103 madenci, saniyeler içinde ateş ve dumanın içinde kayboldu.
Hayaller Yeraltında Kaldı
Patlamanın ardından madenci yakınları, gözyaşları içinde ocak girişine koştu. Anneler, eşler, çocuklar, babalar… Hepsi umutla bir haber bekliyordu. Ancak gelen her bilgi, umutlarını biraz daha tüketti. 103 işçiden hiçbiri kurtarılamadı.
Kandilli, o gün tarihinin en büyük acılarından birini yaşadı. Bir baba, henüz dünyaya gelmemiş çocuğunu göremeden gitti… Bir genç, evlilik hayallerini gerçekleştiremeden toprağa düştü… Bir çocuk, babasının eve dönmesini beklerken, hiç dönmeyeceğini öğrendi…

“Madencinin Kaderi mi?”
Yaşanan felaketin ardından bölge yas yerine döndü. Türkiye, 103 madencinin ismini yüreğine kazıdı. Ancak acının ardından yıllar geçse de birçok madenci, tıpkı o günkü gibi ekmek parası uğruna can verdi.
7 Mart 1983, Kandilli’nin unutulmaz yarası olarak kaldı. Her yıl aynı gün, kaybedilen 103 madenci, dualarla ve gözyaşlarıyla anılıyor.
Fotoğraflar için Zonguldak Nostalji'ye teşekkür ediyoruz
Yorumlar
Kalan Karakter: