Zonguldak
Kapalı
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Koltuk sevdalıları ve 'Çalışan'ın çilesi

Koltuk sevdalıları ve 'Çalışan'ın çilesi

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Zonguldak küçük yerdir; kimin sabahtan akşama kadar koltuğuna yapışıp mesai doldurduğunu, kimin bu şehrin taşını toprağını dert edinip ter döktüğünü sokaktaki vatandaştan tutun da üniversite kampüsündeki öğrenciye kadar herkes bilir.

Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörlük seçimleri için 30 değerli aday mülakata girmiş, isimler Cumhurbaşkanlığına sunulmuş. Buraya kadar her şey devletin işleyişi içinde normal. Ancak anormal olan, birilerinin bu süreci kendi yazdıkları senaryolarla yönetmeye kalkması.

“Popstar mı, bilim yuvasına rektör mü seçiyoruz”

Nasıl mı? Şimdilerde şehrin bazı köşelerinde bir "anket" modasıdır almış başını gidiyor. Popstar mı seçiyoruz, bilim yuvasına rektör mü belli değil! Belli başlı mecralar kendi tık avcılığı yapan platformlarında "Sizce rektör kim olmalı?" diye anketler düzenliyor, sonra da o anketin "ilk 5'ine" kendi istedikleri isimleri yerleştirip siyasilerin önüne "Bakın halk bunu istiyor" diye sunuyor. İsimler mi önemlidir, yoksa bu şehre kimin gerçekten hizmet edeceği mi? Ne yazık ki bazı çevreler için isimlerin "popülaritesi", üniversitenin vizyonundan daha değerli.

Gelelim şu meşhur "şikayet" meselesine. Kulislerde fısıltı gazetesi çalışıyor; neymiş efendim, mevcut rektörden şikayetler varmış. Peki şikayet edenler kimler? Üniversite içinde konfor alanı bozulanlar olmasın sakın? Bir kurumda işler tıkır tıkır işlemeye başladığında, yıllardır oturduğu yerden maaş almaya alışmış "koltuk sevdalıları" rahatsız olur.

Statükoyu bozan, "Hadi kalkın da biraz bilim yapalım, projeler üretelim" diyen adam her zaman hedeftedir. Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in, sadece işine odaklanıp o malum anketçilerin veya siyasette kendine nüfuz arayan grupların oyunlarına dahil olmaması, anlaşılan o ki bazılarının hesaplarını fena bozmuş.

"Usulsüz imkanlar tanındı" iddiaları ise meyve veren ağacı taşlama çabasından başka bir şey değil. Çalışan, üreten ve koltuğundan güç alan değil koltuğa güç veren isimlerin bu tarz ayak oyunlarıyla yıpratılmaya çalışılması Zonguldak'ın kronik hastalığıdır.

Fakat unuttukları bir şey var: Ankara bu yerel tiyatroları izler ama yutmaz. Cumhurbaşkanlığı makamının, kimin sipariş anketlerle şişirildiğine değil, kimin liyakatle ve sessizce bu şehre hizmet ettiğine bakacağından şüphemiz yok. Bakalım, "anket kahramanları" mı gülecek, yoksa Zonguldak için gerçekten ter dökenler mi?

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız