Koltuk sevdalıları ve 'Çalışan'ın çilesi
Zonguldak küçük yerdir; kimin sabahtan akşama kadar koltuğuna yapışıp mesai doldurduğunu, kimin bu şehrin taşını toprağını dert edinip ter döktüğünü sokaktaki vatandaştan tutun da üniversite kampüsündeki öğrenciye kadar herkes bilir.
Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörlük seçimleri için 30 değerli aday mülakata girmiş, isimler Cumhurbaşkanlığına sunulmuş. Buraya kadar her şey devletin işleyişi içinde normal. Ancak anormal olan, birilerinin bu süreci kendi yazdıkları senaryolarla yönetmeye kalkması.
“Popstar mı, bilim yuvasına rektör mü seçiyoruz”
Nasıl mı? Şimdilerde şehrin bazı köşelerinde bir "anket" modasıdır almış başını gidiyor. Popstar mı seçiyoruz, bilim yuvasına rektör mü belli değil! Belli başlı mecralar kendi tık avcılığı yapan platformlarında "Sizce rektör kim olmalı?" diye anketler düzenliyor, sonra da o anketin "ilk 5'ine" kendi istedikleri isimleri yerleştirip siyasilerin önüne "Bakın halk bunu istiyor" diye sunuyor. İsimler mi önemlidir, yoksa bu şehre kimin gerçekten hizmet edeceği mi? Ne yazık ki bazı çevreler için isimlerin "popülaritesi", üniversitenin vizyonundan daha değerli.
Gelelim şu meşhur "şikayet" meselesine. Kulislerde fısıltı gazetesi çalışıyor; neymiş efendim, mevcut rektörden şikayetler varmış. Peki şikayet edenler kimler? Üniversite içinde konfor alanı bozulanlar olmasın sakın? Bir kurumda işler tıkır tıkır işlemeye başladığında, yıllardır oturduğu yerden maaş almaya alışmış "koltuk sevdalıları" rahatsız olur.
Statükoyu bozan, "Hadi kalkın da biraz bilim yapalım, projeler üretelim" diyen adam her zaman hedeftedir. Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in, sadece işine odaklanıp o malum anketçilerin veya siyasette kendine nüfuz arayan grupların oyunlarına dahil olmaması, anlaşılan o ki bazılarının hesaplarını fena bozmuş.
"Usulsüz imkanlar tanındı" iddiaları ise meyve veren ağacı taşlama çabasından başka bir şey değil. Çalışan, üreten ve koltuğundan güç alan değil koltuğa güç veren isimlerin bu tarz ayak oyunlarıyla yıpratılmaya çalışılması Zonguldak'ın kronik hastalığıdır.
Fakat unuttukları bir şey var: Ankara bu yerel tiyatroları izler ama yutmaz. Cumhurbaşkanlığı makamının, kimin sipariş anketlerle şişirildiğine değil, kimin liyakatle ve sessizce bu şehre hizmet ettiğine bakacağından şüphemiz yok. Bakalım, "anket kahramanları" mı gülecek, yoksa Zonguldak için gerçekten ter dökenler mi?