Ortaylı, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, turistlerin ve İstanbulluların, tarihi alanların çevresindeki bu çirkin yapıları nasıl kabullenmesi beklendiğini sorguladı.
Ortaylı, 2016 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne dahil edilen Nuruosmaniye Camii'nin, 7 yıl süren restorasyon çalışmalarıyla yenilendikten sonra, meydanın çevresinde artan çirkin yapılaşmaya dikkat çekti. Ortaylı, "Bugünlerde İstanbul’un dört köşesinde belediyeler, en değerli alanları kulübelere terk ediyor. Çar Rusyası’ndaki fakir semtlerini anımsatan bu durum, kasaba görünümlü bir yenilik olarak payitahta taşınıyor," diyerek, bu tür yapıların tarihi ve turistik alanlarla uyumsuzluğunu vurguladı.
Prof. Dr. Ortaylı'nın açıklamaları şu şekilde devam etti: "Kapalıçarşı, Nuruosmaniye ve Çemberlitaş Sütunu’nu ziyaret etmeye gelen insanlar, bu görüntüye nasıl tahammül etsin? Belediye bu tür yapılarla ne kazandığını merak etmiyorum. Çünkü bu meydanın bu şekilde şekillendirilmesinin hiçbir anlamı yok. İstanbul halkı güzel şeyler görmek istiyor, değişik atmosferlerde gezmek istiyor. Ruhumuzu rahatlatacak bir şeyler görmek istiyoruz."
İstanbul'un tarihi ve kültürel alanlarının korunması gerektiğini savunan Ortaylı, Fatih Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne eleştirilerini yönelterek, son olarak sorumluluğun büyükşehir belediyesine kalacağına dikkat çekti:
"Bu durumdan kim sorumlu? Fatih Belediyesi mi yoksa Büyükşehir Belediyesi mi? Muhtemelen birbirinize muhalif olduğunuz için ‘ben değilim’ diyeceksiniz. Ama insanlar bu sorunun kaynağını fazla merak etmez, son olarak bu iş büyükşehir belediyesine patlar."
Yorumlar
Kalan Karakter: