weather
10°
Press67NET Ekonomi 365 milyar TL’lik sıfır atık ekonomisi

365 milyar TL’lik sıfır atık ekonomisi

Türkiye, 2017’de başlattığı Sıfır Atık modelini 365 milyar liralık dev bir ekonomik hacme dönüştürdü. Geri kazanım oranını yüzde 37,53’e çıkaran bu hamle, 54 milyon hanenin yıllık elektriğine eşdeğer tasarrufu bilançoya ekledi. 2053’te yüzde 70 geri kazanım hedefleyen strateji, atığı hammaddeye dönüştürerek sanayide ithalat bağımlılığını azaltacak.

365 milyar TL’lik sıfır atık ekonomisi

Küresel sanayi üreti­mi, doğal kaynakla­rın yenilenme hızını aşan bir hammadde talebiy­le karşı karşıya.

Bu arz-ta­lep dengesizliğinde Türkiye, Emine Erdoğan’ın başlattı­ğı Sıfır Atık Hareketi ile atı­ğı bir bertaraf maliyeti ol­maktan çıkarıp stratejik bir ekonomik girdi haline getir­di. 2017’den 2025 yılı sonu­na kadar geçen süreçte 36,1 milyon ton kâğıt-karton, 10,2 milyon ton plastik, 3,5 milyon ton cam ve 9,6 mil­yon ton metalin de arala­rında bulunduğu toplam 90 milyon ton geri kazanılabilir atık, lisanslı işletmelerce iş­lenerek sanayiye geri kazan­dırıldı.

Bu operasyonun ülke ekonomisine net katkısı 365 milyar TL olarak hesaplandı.Ekonomik verimlilik sa­dece hammadde geri kaza­nımıyla sınırlı kalmadı.

Top­lanan atıklardan elde edilen 270 milyar kilovatsaat ener­ji tasarrufu, enerji ithala­tı üzerinde doğrudan baskı azaltıcı bir unsur oldu.

Aynı süreçte 2 trilyon litre su ta­sarrufu sağlanarak, İstanbul gibi megakentlerin iki yıllık su ihtiyacına karşılık gelen bir kaynak korunmuş oldu.5,8 milyar TL’lik hammadde geliri Döngüsel ekonominin en kritik enstrümanlarından biri olan Depozito Yönetim Sistemi (DYS), Ocak 2025’te baş­layan pilot sürecin ardın­dan bugün 53 ilde operas­yonel hale geldi. 834 iade noktası üzerinden sisteme dahil olan 12,5 milyon am­balaj, geri dönüşüm zinciri­nin ‘kaynağında ayrıştırma’ ayağını standardize ediyor.

Türkiye Çevre Ajansı ve­rilerine göre, yıllık 25 mil­yar ambalajın sisteme dahil edilmesiyle ekonomiye yıl­lık 5,8 milyar TL tutarında doğrudan hammadde geliri sağlanması öngörülüyor.Öte yandan, Bakanlık ta­rafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağı ile tek kullanımlık plastik ürünle­rin piyasaya arzının kısıt­lanması planlanıyor.

Bu re­gülasyonun yürürlüğe gir­mesiyle, yıllık 1,5 milyon ton karbondioksite eşde­ğer emisyon engellenirken, 1,5 milyar liralık atık yöne­tim maliyeti tasarruf edile­cek. 30 Mart Sıfır Atık Gü­nü kapsamında açıklama yapan Birleşmiş Milletler (BM) Yüksek Düzeyli Şah­siyetler Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkanı Emine Er­doğan, bu yılki temayı gıda israfı olarak belirlediklerini açıkladı.

Erdoğan, “Bugün dünyada 673 milyon insan, açlıkla mücadele ediyor. 2 milyardan fazla insan, yeter­li ve dengeli beslenemiyor.

Her 12 kişiden biri, kronik açlık riski altında yaşamını sürdürüyor.

Bu nedenle iste­dik ki çöpe attığımız her yi­yeceğin ardında oluşan zin­cirleme etkileri fark edelim.

Ve bu gidişata hep birlikte ‘dur’ diyelim.

Böylece Afri­ka’da, Asya’da, Gazze’de ve birçok coğrafyada, açlıkla ölüm arasındaki o korkunç sınırda yaşayan kardeşleri­mizin yanında yer alabile­lim.

Ne acıdır ki dünyada 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yaklaşık yarısı açlıktan kay­naklanıyor.

Nice çocuk bü­yüyemeden, güzel bir gün göremeden hayata veda edi­yor.

Halbuki küresel ölçekte israf edilen gıdanın sadece dörtte birini kurtarabilsek dünyadaki açlığa son vere­biliriz” ifadelerini kullandı.

Yapılan hesaplamalara göre Türkiye’de her yıl 26 milyon ton gıdanın israf edilmesi, tarımsal üretimdeki enerji, su ve işgücü maliyetlerinin de çöpe gitmesi anlamına geliyor.

Konuyla ilgili konu­şan Sıfır Atık Vakfı Başka­nı Samed Ağırbaş da, gıda israfının sadece insani de­ğil, ağır bir ekonomik kayıp olduğuna dikkat çekerek, “Mevcut israfı sadece yüz­de 20 oranında azal­tabilirsek, dünyadaki açlık krizini biti­rebiliriz” dedi.OECD ortalamasının altındayız OECD Çevre Direktö­rü De Bourbon de Parme, Türkiye’nin kişi başına dü­şen kentsel atık miktarı­nın OECD ortalamasının altında olduğuna vurgu ya­parak, bu modelin uluslara­rası ajandadaki yerini şöy­le özetledi: “Türkiye sıfır atıkta muhteşem bir ilerle­me kaydetti.

Bunu COP31’de uluslararası ajandaya koyması, yeşil sana­yileşmeyi küresel gündemde üst sıralara taşı­yor."2053 vizyonu: Atıksız sanayi projeksiyonu Sıfır Atık projesinde ‘ikinci faz’ stratejileri devreye alınıyor.

Bu süreçte sadece atığın toplanması değil, eko-tasarım ile atığın hiç oluşmaması önem taşıyor.Yüzde 70 hedefi:2017’de yüzde 13 olan geri kazanım oranının 2053’te yüzde 70’e çıkarılması, Türkiye’nin hammadde ithalat bağımlılığını stratejik sektörlerde yüzde 25 oranında azaltacaktır.Simbiyoz modeli:Organize Sanayi Bölgelerinde (OSB) uygulanmaya başlanan ‘Endüstriyel Simbiyoz’ ile bir fabrikanın atığı, diğer fabrikanın hammaddesi haline getirilerek üretimde %100 kaynak verimliliği hedeflenmektedir.İstihdamDöngüsel ekonomi modelinin tam kapasiteye ulaşmasıyla, 2030 yılına kadar geri dönüşüm, tamir ve yenileme sektörlerinde 100 bin yeni ‘yeşil yakalı’ istihdam oluşturulması öngörülmek-tedir.325 bin tondan fazla deniz çöpü bertaraf edildi Sıfır Atık Mavi Projesi kapsamında 325 bin tondan fazla deniz çöpü bertaraf edildi. 2025 yılı itibarıyla ulaşılan 577 mavi bayraklı plaj sayısı, Türkiye’yi dünya sıralamasında üçüncülüğe taşıyarak turizm gelirlerinin sürdürülebilirliğini ve ‘mavi sermaye’ stokunu güvence altına alıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız