Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Genel Müdürü Ali Kırali, “Savaşlar gelir geçer ama iklim krizi kalıcı ve ürün altın değerinde.
Tarımsal üretim her zamankinden daha kıymetli hale geldi.
Firenin en aza indiği sistemleri arzuluyoruz” dedi.
Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) ile birlikte düzenlenen yıllık değerlendirme toplantısında Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının tarımsal emtia üzerindeki etkilerine ilişkin soruları yanıtlayan Kırali, “Savaş tarım piyasalarını çeşitli yönlerden etkiliyor.
En büyük etki tarımsal girdiler noktasında mazot ve gübreden geliyor.
Bunun çift yönlü etkisi olacak.
TÜRİB’de de bu etkilerin fiyat tarafında sonuçlarını görüyoruz.
Savaşın fiyatları yukarı itme etkisi güçlü.
Bizim her zaman dile getirdiğimiz üzere, tarımda müdahalenin fiyatlar üzerinden ziyade sübvansiyonların girdiler üzerinden yapılmasından yanayız.
Hem mazot hem gübrede sübvansiyon fiyat artışlarını yumuşatabilecektir” ifadelerini kullandı.Buğday ve şekerde hareketlilik oldu Küreselde bütün emtiada olduğu gibi tarımda da özellikle buğdayın, savaş ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasından en çok etkilenen ürün olduğunu kaydeden Kırali, “Boğazdan geçişler buğdayı etkiledi. Şekerde de hareketler oldu. Ürün tedariki anlamında içerde kısa ve orta vadede sorun olacağını düşünmüyoruz.
Zaten orta vadede de savaşın biteceğini düşünüyoruz” diye konuştu. Şubat ve mart aylarının bereketli geçtiğini anlatan Kırali, “Depolar zaten dolu.
TMO tarafında yapılan satışların etkisi büyük. İyi bir sezon geliyor.
Yağışlardan görüyoruz.
Geçen sene zirai don golü yedik.
Ama bu sene o dönemi atlatıyoruz gibi” bilgilerini paylaştı.Manipülasyona karşı tam saha denetim Derin piyasalarda manipülasyon yapmanın zor olduğunu ve piyasaları herhangi bir manipülasyona karşı sıkı gözetlediklerini anlatan Kırali, yapay zeka destekli piyasa gözetimi ATİP (Algoritmik tespit ve izleme platformu) hakkında bilgiler de verdi.
Kırali, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yapay zeka gözetim sistemi sayesinde piyasada fiyatların manipüle edilip edilmediğini denetliyoruz.
Geçen yaz yapılan mevzuat değişikliği ile gözetim ve denetimi oturtmak için bilgi sistemi kuracağız.
Depoların uzaktan gözetimi yapılacak.
Elektronik kayıtlarla uyumlu mu değil mi diye kontrol edilecek.
Nasıl ki insanlar paralarını bankaya emanet ediyorsa çiftçi ve tüccar da ürününü depolara emanet ediyor.
Depolar ticaret bakanlığı denetiminde.
Nasıl SPK halka açık şirketleri denetlemiyor, bağımsız denetim şirketleri denetliyorsa bu tarafta da bir bağımsız denetim şirketi kuruldu.
TOBB ve TÜRİB ortaklığında kurulan şirket yarı özerk konumda Ticaret Bakanlığı burada bir takım yetki ve sorumluluklarını devretti.
Altyapı çalışmaları devam ediyor.
Lisanslı depoculuk bilgi sistemi ile birlikte bu mekanizma sayesinde sahada yaygın denetim ekipleri olacak.”"Teverruk Lonra’da değil burada olmalı"Teverruk projesi konusundaki gelişmelere işaret eden Ali Kırali, şunları anlattı: “Katılım finansmanında kısa vadeli fon temininde teverruk finansman modelinde emtia ticaretinin ELÜS üzerinden gerçekleştirileceği Teverruk Piyasası’nın devreye alınması çalışmaları Ticaret Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, Türkiye Katılım Bankaları Birliği ve TMO başta olmak üzere paydaşlarla birlikte yürütülmeye devam ediyor.
Halen teverruk işlemleri yurt dışında yapılıyor.
Söz konusu hacmin TÜRİB Teverruk Piyasası ile yurt içine çekilmesi hedeflenmektedir.
Yapımız tamamlandı.
Hukuki altyapı için çalışmaların bu yıl tamamlanmasını öngörüyoruz.
Bir takım mali yükümlülükler konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile görüşüyoruz.
Katılım bankaları birbirlerini fonladıklarında işlemleri Londra Metal Borsası veya Malezya Palm Borsası’ndan yapıyorlar.
Bu finansal güvenlik açısından da doğru değil.”Hedef bölgesel borsa olmakUluslararası ürün piyasası projesinden söz eden TÜRİB Genel Müdürü Ali Kırali, mayıs ayı içinde hayata geçmesi beklenen proje sayesinde Türkiye’nin tarım ticaretinde bölgesel merkez olmasını hedeflediklerini ifade etti.
Türkiye’nin halihazırda tahılın üretildiği kuzey ülkeleri ile ithalatçı güney ülkeleri arasında bir köprü konumunda bulunduğunu söyleyen Kırali, “Gerek işlenmiş ürünlerde gerek işlenmemiş ürünlerde şekilde akan bir ticaret var. Ülkemizdeki antrepolarda millileşmiş veya millileşmemiş ürünleri borsada kote edip, ticaretini dolar ve euro ile yapılabilir hale getireceğiz.
Yurt dışındaki ürünler de bu sisteme dahil edilebilir.
Ve bu sayede bölgesel bir borsa olabiliriz” ifadelerini kullandı.