Anamur-Bozyazı Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş, Ekvator ve Malta güzergâhından gelen gemideki muz kolilerinin içinde 3 kilo 490 gram kokain bulunduğunu açıkladı. Gümüş, bu olayın ardından muz ithalatının derhal durdurulması gerektiğini ifade etti.
Yerli muz üretiminin Türkiye tüketimini karşıladığını vurgulayan Gümüş, uyuşturucunun dünyada en kolay taşındığı ve saklandığı yerin ithal muz kolileri olduğunu söyledi. "Ülkemizi kirletmeye çalışan zehir baronlarını ve işbirlikçilerini tüm üreticilerimiz adına lanetliyor ve kınıyoruz." diyen Gümüş, ithal muzun bedavaya dağıtılması durumunda bile asıl zararın gençlere ve yerli üretime verildiğini belirtti.
Üretici maliyetin yarısına satış yapıyor
Anamurlu üreticilerin muzu 42 lira 35 kuruşa mal ettiğini aktaran Gümüş, ürünün 8 lira ile 25 lira arasında satıldığını kaydetti. Üreticinin 20-25 liraya sattığı muzun zincir marketlerde 90-120 liraya kadar çıktığını dile getiren Gümüş, bu durumun hem üreticiyi hem tüketiciyi mağdur ettiğini söyledi.
Gümüş, ithalatın sürmesi halinde Türkiye'nin ithalat lobilerine mahkûm kalacağını öne sürdü. "Yıllardır söylüyoruz ama yetkililere bir türlü anlatamıyoruz. Ülkemize ithal edilen muz kolilerinde uyuşturucu taşınıyor. Bu uyuşturucu, gençlerimizi zehirlediği gibi muz üretimimizi de zehirliyor. Gelen ithal muzu bedavaya dağıtsalar bile umurlarında değil. Olan gençlerimize ve yerli muz üretimimize oluyor. İthal muz kolilerinde gelen uyuşturucudan kurtulmanın tek çaresi muz ithalatının durdurulmasıdır." ifadelerini kullandı.
Tarım Bilim Kurulu kurulması istendi
Tarımın ve üreticinin zor günlerden geçtiğini belirten Gümüş, pandemi döneminde sağlıkta oluşturulan bilim kuruluna benzer bir yapının tarım için de hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Bakanlıklara, siyasilere, üniversitelere, akademisyenlere ve bürokratlara seslenen Gümüş, yapısal sorunların tek tek ele alınmasını ve sahaya inilmesini istedi.
Gümüş, üreticilerin yaş ortalamasının 60'a ulaştığını belirterek şunları kaydetti: "Bakanlıklarımızı, siyasilerimizi, üniversitelerimizi, akademisyenlerimizi ve bürokratlarımızı uyarıyoruz. Bu çarpık tarım politikalarına 'dur' demeliyiz. Pandemi döneminde nasıl sağlıkta, bilim kurulu oluşturuldu ise bugün de acilen Tarım Bilim Kurulu oluşturulmalı. Yapısal sorunlar tek tek masaya yatırılmalı, sahaya inilmeli. Yaş ortalamamız 60 oldu. Sürekli söylüyoruz ama bir yol kat edemiyoruz. Sağır sultan duydu ama bunlar kafalarını kaldırmıyorlar. Tarımda yaşanan yapısal sorunlar masaya yatırılarak radikal kararlar alınmalı, küçük aile işletmeleri desteklenmeli, ülkemizin gıda güvenliğini sağlayan üreticimizin artık yüzü gülmelidir."
