Press67 ASAYİŞ Süleymancılarda FETÖ’nün ByLock’una benzer gizli uygulama tespit edildi

Süleymancılarda FETÖ’nün ByLock’una benzer gizli uygulama tespit edildi

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Süleymancıların örgüt üst yönetiminin Glooper adlı gizli haberleşme uygulamasını kullandığını açıkladı.

Süleymancılarda FETÖ’nün ByLock’una benzer gizli uygulama tespit edildi

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Diyarbakır programı kapsamında Valilik ile AK Parti ve MHP İl Başkanlıklarını ziyaret etti. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığında partililerle bir araya gelen Çiftçi, Süleymancılara yönelik operasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bakan Çiftçi, örgüt üst yönetiminin kullandığı haberleşme sistemine dair şu bilgileri verdi: "FETÖ’cüler ByLock uygulamasını kullanıyorlardı. Bu akımın da örgüt üst yönetiminin kullandığı ‘Glooper’ diye bir uygulama var. Üst kademe, üç kademeli doğrulama ile uygulamaya girebiliyor." Hindistan merkezli bir yazılım olduğu belirtilen Glooper'a girişte üç aşamalı kimlik doğrulaması yapıldığı kaydedildi.

Operasyonun kapsamına açıklık getiren Çiftçi, "AK Parti iktidarları döneminde hiçbir dindar insanımıza, hiçbir cemaate, hiçbir muhafazakâr kesime kesinlikle operasyon yapılmamıştır. Burada alt kısımdaki inanan insanlarla yukarıdaki bunu çıkar örgütüne dönüştüren insanların ayrımının iyi yapılması gerekiyor. Burada üst örgüte, üst yönetimine yapılan bir operasyon var. Yani geniş kesimlere yönelik olarak yapılan bir operasyon yok. Bunu da burada açıklıkla ifade etmemizde fayda var." dedi.

Alihan Kuriş'in 2016 yılında örgütün başına geçtiğini aktaran Çiftçi, son dönemde büyük para ve mal varlığı hareketlerinin tespit edildiğini söyledi. Çiftçi, "Bir dinî cemaat, bir akım, örnek veriyorum, gizli bir yazılım kullanır mı? Önceden FETÖ’cüler biliyorsunuz ByLock uygulamasını kullanıyorlardı. Bu akımın da şu anda kullandığı, örgüt üst yönetiminin kullandığı ‘Glooper’ diye bir uygulama var. Üst kademe, üç kademeli doğrulama ile uygulamaya girebiliyor. Şu anda Almanya’nın Köln şehrinde 70 milyon avro değerinde büyük bir genel merkez yapıyorlar. Yaptıkları zaman örgütün bütün faaliyetleri oraya kayacaktı. Bunları zaten öteden beri dikkatle izliyorduk. Bununla ilgili çalışmalar da yürütülüyordu. Uygun zamanda örgütün üst yönetimine yönelik bir operasyon yapıldı. Burada kesinlikle dindarlara, muhafazakârlara, dinî cemaatlere herhangi bir operasyon yok. AK Parti’nin iktidara gelmesiyle beraber bütün dinî cemaatlere yönelik bir özgürlük ortamı oluştu. Rahat rahat faaliyetlerini yürütebildiler. Ama bugün gelinen noktada Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü, kesinlikle işi farklı bir noktaya götürdüler." ifadelerini kullandı.

Kuriş'in çelişkili ifadeleri dosyaya yansıdı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/153745 sayılı soruşturması kapsamında tutuklanan Alihan Kuriş'in emniyet ve savcılık beyanlarındaki çelişkiler dikkat çekti. Kuriş, önce "lider değilim" diyerek cemaatin liderliğini reddetti, ardından "kanaat önderiyim" ifadesini kullandı. Savcılıkta kendisini "Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim" sözleriyle tanıtan Kuriş, "Onu sevenler beni sever, bir kanaat önderiyim." dedi. Suçlamaların tamamını reddeden Kuriş, soruşturmayı "itibar suikastı" olarak nitelendirdi.

Kuriş'e savcılıkta yaklaşık 50 kişilik bir isim listesi okundu. Çok sayıda isim için "tanımam", "ismini duymuşluğum vardır" veya "birkaç kez gördüm" yanıtlarını veren Kuriş, bazı isimleri ise "hocaefendi", "vaiz", "vakıfta çalışan kişi" veya "sosyal çevreden tanıdığım şahıs" diye tarif etti.

3 milyon dolarlık senet ve altın açıklaması

"Alihan Kuriş Suç Örgütü" olarak nitelendirilen yapılanmanın Almanya sorumlusu Osman Aslanali ile Kuriş arasındaki mali ilişki de dosyaya girdi. Aslanali'yi "komşum" diye tanımlayan Kuriş'in, kendisinden 3 milyon dolarlık senet aldığı öğrenildi. Kuriş, senedi gerçekleşmeyen bir gayrimenkul satışının "teminatı" olarak açıkladı.

Kuriş, kendi adına aktif GSM hattı bulunmadığını ileri sürerken evinde ele geçirilen yüksek miktardaki altın ve ziynet eşyasını "aile birikimi" olarak nitelendirdi. Aylık gelirinin yaklaşık 380 bin TL olduğunu belirten Kuriş, gelirinin şirketten aldığı ücret ve kira gelirlerinden oluştuğunu söyledi.

Arden Gıda hisseleri ve 6,52 milyar TL'lik işlem hacmi

Kuriş'in Arden Gıda ortaklığına ilişkin beyanlarında da farklılıklar tespit edildi. Emniyet ifadesinin başında 2003-2023 yılları arasında Arden Gıda'da hissedar olduğunu söyleyen Kuriş, MASAK tespitlerine ilişkin sorularda hisselerinin tamamını Temmuz 2021'de devrettiğini açıkladı. Savcılıkta da 2021'de şirketten ayrıldığını belirten Kuriş'e hisselerini kime devrettiği sorulduğunda "Kime devrettiğimi hatırlamıyorum, ancak kardeşim olabilir." yanıtını verdi. Resmi kayıtlarda payların kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'e devredildiği görüldü. Kuriş, Arden Gıda'daki payını yüzde 5 olarak hatırladığını söylese de resmi kayıtlarda hissesinin yüzde 37,5'e kadar çıktığı belirlendi.

MASAK verilerine göre Arden Gıda'nın bankacılık işlem hacmi 2017 ile 30 Haziran 2026 arasında 6 milyar 520 milyon 264 bin TL'ye ulaştı. Şirketin yalnızca 2025 yılı brüt satışları 1 milyar 575 milyon TL'yi buldu. MASAK, analiz kapsamındaki şirketlerin finansal işlem ve mal alış-satış hacimlerinde özellikle 2020 sonrasında ve 2022 itibarıyla belirgin artışlar görüldüğünü kaydetti.

Aynı dönemde Arden Gıda hesaplarına 76 milyon 537 bin TL nakit yatırıldığı, elektronik para ve ödeme kuruluşları üzerinden ise toplam 52 milyon 381 bin TL civarında transfer girişi bulunduğu kayıtlara geçti. Bunun yaklaşık 52 milyon 374 bin TL'sinin SİPAY üzerinden 273 işlemde gerçekleştiği görüldü.

MASAK'tan sahte faturalaşma ve organize şüphe değerlendirmesi

MASAK'ın değerlendirmesinde yalnızca rakamların büyüklüğüne değil, paranın kaynağına ve şirketler arasındaki hareketine de dikkat çekildi. Raporda analiz konusu şirketlerin önemli bölümünde yüksek nakit sirkülasyonu bulunduğu, şirketlere "kaynağı izaha muhtaç yüksek montanlı nakit girişleri" yapıldığı ve bu paraların farklı şirketlere aktarılmasının şüpheli bulunduğu belirtildi.

MASAK ayrıca şirketler arasındaki mal alış-satış kayıtlarında aynı firmalar arasında hem yüksek miktarlı alış hem de yüksek miktarlı satış işlemleri bulunmasını "sahte faturalaşma açısından dikkat çekici" olarak değerlendirdi. Raporda mal alış-satış kayıtlarıyla uyumsuz yurt dışı döviz girişleri, yüksek vergisel iadeler, nakit hareketleri ve şirketler arasındaki yoğun para transferleri de mercek altına alındı. MASAK sonuç bölümünde bu işlemlerin "organize şekilde çalışılması sonucunda gerçekleştirilmiş olabileceği yönünde şüphe uyandırdığı" değerlendirmesine yer verdi.

Raporda ayrıca 200 milyon TL sermayeli analiz kapsamındaki bir şirketin 2025 yılında bölünmesiyle 1 milyar 358 milyon 236 bin TL sermayeli yeni bir şirket kurulması da dikkat çekici bulundu. MASAK, yeni şirketin sermaye dışında özkaynak, mal alış-satış ve transfer kaydının bulunmamasını ve şirketlerde peş peşe yapılan bölünme, birleşme ve devir işlemlerinin mali zincirin takibini güçleştirmesini de değerlendirmesine aldı.

Akdeniz Toros ve MS Yapı'dan yüksek tutarlı girişler

Arden Gıda'nın en yüksek hacimli ticari ilişkilerinden biri Akdeniz Toros Et ve Et Mamulleri ile gerçekleşti. 2017-Haziran 2026 arasındaki banka kayıtlarında iki şirket arasındaki işlem hacmi yaklaşık 339,6 milyon TL olurken, Arden Gıda'nın yalnızca 2025 yılında bu firmadan yaptığı mal ve hizmet alışının 391 milyon 215 bin TL'yi bulduğu kaydedildi. Kuriş'e Akdeniz Toros'un yöneticileri sorulduğunda "Ürünlerinin müşterisiyim, bunun haricinde başka bir bilgim yoktur, yöneticilerini bilmem." cevabını verdi.

MASAK kayıtlarında Arden Gıda'ya MS Yapı Proje ve İnşaat'tan yapılan iki ayrı yüksek tutarlı para girişi de yer aldı. Haziran 2025'te yaklaşık 4 milyon TL "gayrimenkul ön ödeme bedeli", Temmuz 2025'te ise yaklaşık 32 milyon TL "tapu bedeli kalan" açıklamasıyla şirket hesabına toplam 36 milyon TL'nin üzerinde para girdi. MASAK raporundaki hususlar ve tanık beyanları soruşturma kapsamında değerlendirilirken Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmanın derinleştirilerek devam ettiği öğrenildi.

Adalet Bakanı Gürlek'ten inanç özgürlüğü vurgusu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasına ilişkin yaptığı açıklamada "İnanç ve dini değerler, hiçbir şekilde suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemez. Devletimiz, hukukun açıkça suç saydığı eylemlerle mücadelede kararlı olduğu gibi, vatandaşlarımızın inanç ve ibadet özgürlüğünü koruma konusunda da aynı kararlılığını sürdürmektedir." ifadesini kullandı.

Tunahan'ın torunundan Kuriş'e sert tepki

Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu ve Alihan Kuriş'in kuzeni olan Fatih Süleyman Denizolgun, yazılı açıklamasında Kuriş'in varis olmadığını belirtti. Denizolgun şunları kaydetti: "Vallahi, billahi, tallahi de, Ali Erhan Kurişii; Hazreti Üstazımız Dedem Süleyman Hilmi Tunahan K.S Hazretlerinin manevi yolunun varisi asla değildir. Aksine; Dedeme K.S, Dedemin K.S yoluna, talebelerine, Kemal Kacar Bey Ağabeyimize, amcama, Ümmete, Milletimize, Devletimize, Ehli Sünnet itikadımıza, Ülkemize ihanet eden bir aparattır, ama başarısız olmuş olan bir aparattır."

Denizolgun açıklamasında ayrıca "1999 yılında, cemaatimiz üzerindeki tasarruf bitti, yolumuz Hazreti Üstazımız Dedemin K.S çizgisinden çıktı. Dedemin K.S tarif ettiği gibi pislik içindeki cemaat yönetimleri eliyle; küfür, şirk, hurafeler, bidatler yoluna girdi." ifadelerine yer verdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız