Press67 GÜNDEM Avukat Polat: Maden faciaları kaza değil, bilinçli öldürmedir

Avukat Polat: Maden faciaları kaza değil, bilinçli öldürmedir

Türkiye 24’üncü Uluslararası Kömür Kongresi’nde konuşan Avukat Melike Polat, ihmaller sonucu yaşanan ölümlerin hukuki tanımının "bilinçli öldürme" olduğunu belirtti.

Avukat Polat: Maden faciaları kaza değil, bilinçli öldürmedir

Dedeman Otel’de düzenlenen "Maden Facialarının Anatomisi; Nedenler, Sektöre Etkileri ve Sosyal Travmalar" panelinde maden kazalarının hukuki ve vicdani boyutları masaya yatırıldı. Panelist Avukat Melike Polat, iş güvenliği ihmalllerinin insan hayatına doğrudan kast olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Polat, teknik raporlarda ve sensör verilerinde risklerin açıkça görülmesine rağmen üretimin durdurulmamasını eleştirdi. Göz ardı edilen tehlikelerin sonucunda can kayıpları yaşanması durumunda bunun bir kader veya kaza olarak nitelendirilemeyeceğini ifade eden avukat, sorumluların eylemlerini hukuki çerçevede değerlendirdi.

Polat, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Riskleri görmüşler, öngörmüşler fakat yetersiz önlemler almışlar ya da tamamen kayıtsız kalmışlar. Aynı tehlikeli süreç devam etmiş ve sonucunda insanlar yaşamını yitirmiş. Biz hukukta bunlardan birine 'bilinçli öldürme' diyoruz. Üretim devam etsin diye göz göre göre olacak şeye kayıtsız kalınıyorsa, burada kimsenin kişisel motivasyonu sonucu değiştirmez. Para kazanmak için çalışırken bir insanın yaşamdan koparılması kaza olarak kabul edilemez.”

Mağdur ailelerin hakikat arayışı

Maden facialarının geride bıraktığı derin sosyal travmalara da değinen Polat, Amasra davası sürecinde tanık olduğu bir diyalogu paylaştı. Yargılama süreçlerinin aileler üzerindeki psikolojik etkisini anlatan avukat, gerçeğin ortaya çıkmasının mağdurlar için ceza verilmesinden daha hayati olduğunu dile getirdi.

Polat, mağdur bir yakınının sözlerini aktararak şunları söyledi:

“Amasra davasındaki bir duruşma çıkışında bir müvekkilim yanıma geldi ve 'Ben inancım gereği bunun kader olduğunu, eşimin eceliyle öldüğünü düşünüyordum. Duruşmada sizi dinledikten sonra eşimin kaderinin ölmek olmadığını anladım. Şimdi ben bu bilgiyle nasıl yaşayacağım?' dedi. Yargılamadan beklenen şey sadece sorumlulara ceza verilmesi değildir. Geride kalan eşler, çocuklar ve anneler ne yaşandığını, hakikatin ne olduğunu bilmek istiyor. Gerçeği öğrendikçe de öfkeleri ve adalet arayışları katlanıyor.”

Maden davalarının teknik karmaşıklığı nedeniyle aileler ve yargı mensupları için anlaşılmasının zor olduğuna dikkat çeken Polat, bilirkişi raporlarının adaletin tecellisindeki kritik rolüne işaret etti. Soma ve Amasra örnekleri üzerinden teknik verilerin doğru tahlil edilmesinin olayın arka planını aydınlatmadaki önemini anlattı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız